GEÇİM KAYNAKLARI
Köyümüzün başlıca geçim kaynakları
Başlıca geçim kaynakları ;
Küçükbaş Büyükbaş hayvancılık, tarım bağ-pekmez, bahçe az miktar da da meyve ve arıcılık yapılırdı. Civar köylerden de tanınan esnaflık yapmış kişiler de mevcuttu.
Kurulduğu günden bu zamana yerleşkesinin eski uygarlıklar zamanından kalması da göz önünde bulundurulduğunda 1995 yılına kadar en büyük geçim kaynağı üzüm ve pekmez üretimi olduğu görülmektedir.
Bağlar Bölge bölge isimlendirilirken köyün hemen dibinden başlayıp sağlı sollu şimdiki orman olan bölgeleri kapsayarak karlık daşı- manasır boğazına kadar yaklaşık 10 km ye yakın uzunluk mesafesiyle aralarına bahçeleri de olan kocaman bir bölgede idi. Diğer yandan meşur Sarıkavak bağları dellal bölgesinin gözdesi, Çarşamba çayının süsü idi.
Halk arasında bilinen bağ isimleri sırasıyla;
1.Kuyluk bağı
2. Köy bağı
3. Süleymenler bağı
4 Göcenler bağı
5. Suluçukur bağı
6.Tat bağı
7. Kırgın bağı
8.Devret bağı
9. Daşbunar bağı
10. Sarıkavak bağı
11.Kurdalağı bağı
12. Süngülü bağı
13.Kozlu bağları
14. Kalebaşı bağı
15. Apa yeri apa çıbığı bağı
buralardaki yüzlerce dönüm arazi başlıca üzüm tarımı yapılan köylünün bağları idi..
1960 larda başlayan başta avrupa hayali ve dış göç gurbet şehir göçü sebebleri başta olmak üzere,bu bağlar malesef 2000li yılların başıyla tamamen unutulmuş, kurumuş,veran olmuş kütüklerin asmaların yerini ormanlar almıştır..
Üzüm ve bağ tarımına ilaveten en büyük 2. Gelir kaynağı küçükbaş hayvancılık idi. 1960 lı yıllardan 2000 li yıllara kadar köyde 2 bazen 3 büyük mahalle sürüsü ve her sürünün 2 ayrı sürüsü olurdu...
YOZ dedikleri kısır mal çebiç vs ve SAĞMAL dedikleri süt sağılan mal.
Sağmal mallar günlük sağıma gelirdi.
Sağıma gelen mallar mevsim durumuna göre öğlen veya akşam eve gelir veya dağlardaki belirlenmiş davar yataklarına öğlen 11 gibi gelir ikindin hava serinleyinceye kadar hem sağım yapılır hemde dinlenirdi.
Sağım bittikten sonra kalkan davar güdüme gider yemek istirahati haricinde sabaha kadar " ÖRÜ" yaylımı yapılırdı..
Bilinen davar yatakları;
* Aşşagıoluk davar yatağı
* Dellal sarıcı davar yatağı
*Çimen sarıcı davar yatağı
* Sarıç koyağı davar yatağı
* Dolukuyu davar yatağı
*Daşbunar sarıcı davar yatağı
* Soğuk su davar yatağı
* Bostanlar ağılı altı davar yatağı
*Sığıncık çeşmesi davar yatağı
* Söğüt kütüğü davar yatağı
* Buturaklı davar yatağı
* Ada boğazı davar yatağı
Başlıca sağım yapılan yerlerdi..
Yoz ve sağmalllar ayrı çobanlarda olur, sürünün kalabalık oluşuna göre 2 veya 3 çobanı olurdu.
Bunların başında KOL ÇOBANI dedikleri kişi genellikle sezon boyu sürekli sürünün başında olur nadiren dinlenirdi. ÇELTEK dedikleri çobanlar ise değişimli olarak devam ederlerdi.
Genellikle KOL Çoban ücretli tutulur, Kasım ayının 10. günden sonra sürüler evlere gelir sezon biterdi.
Kış mevsiminde sürülerin büyük kısmı dağlardaki ağıllarda kışlardı.
Dellal ağılı
Bostanlar Ağılı
Büyükboğaz Ağılı
Akçalıdaki Ağıllar
Başlıca büyük kışlık ağıllardı.
Bahar ayında Malı olanlar hangi mahlleye yakınsa o sürüye katılırdı. Bu büyük sürülerin yanı sıra kendi malını kendisi güden aileler de vardı.
En çok bilinen Selamlar ve Eğirler adıyla bilinen sürüler idi.
80 li yıllarda 12.000 küçükbaş olduğu söylenir.
2000 Li yılların başında mahalle davarı uygulaması dağıldı.
Birkaç kişilik küçük gruplar harici herkes kendi malını kendisi gütmeye başladı. Yardımı ve imkanı olanlar dağa çıkma geleneğini uzun yıllar devam ettirdi. İmkan ve yardımı olmayanlar sabah gitti akşam evine döndü.....
Şuan halen en büyük gelir kaynağı olarak küçükbaş devam etmektedir.
Küçükbaş harici Büyükbaş hayvancılık da yapılırdı.
Her evden duruma göre 1 ile 10 arası mal çıkardı...
80-90 lı yıllarda 200 üstü sağmal inek 150 hergele (dana-eşek-at-öküz) olduğu söylenir.
SAĞMAL İNEK ve HERGELE sürüsü adında 2 sürü olur. Hayvan sayısına göre Çoban sayısı değişirdi. Sağmallar bir çobanda Hergele ayrı bir çobanda güdülürdü.
Ayriyeten Tohumlama için 1 tane köy boğası olur sürünün içinde giderdi. Kışlık ahır, yem saman bakımını köyden bir kişi üstlenir ve bu kişiye baktığı için hane başı hak (Buğday) verilirdi
Sığır ve hergele güdülen mevkide davar güdülmezdi. Sığır yatağında davar yatmaz idi.
Yörüklerden Yörük Hüseyini
Arzılardan Rıza Çolak
Yakıplardan Yakıp Osmanı (Ağaç )
Kerimhocalardan Kürt Hacı
Elma Mevlüdü (Aydın)
Üğü Hasan oğlu İsmail Gökü
Bilinen en çok Büyükbaş ve Hergele Çobanlarıydı.
O dönemlerde Sütçü gelip süt almazdı. Küçükbaş ve büyükbaş sütleri yoğurt yapılır, isteğe göre kaymağı alınır,yağ yapılır çömleğe katılır , deriye peynir basılarak satılır veya günlük ve yıllık ihtiyaçlar karşılanırdı..
2000 li yılların başında köy sığırı uygulaması kalktı, eski ineklerin yerini çardak inekleri aldı.
2026 yılı itibariyle köyümüzde sadece Büyükbaş işiyle uğraşan hane sayısı 1 elin parmaklarını geçmez. Birkaç Hane ise hem Büyükbaş hem küçükbaş hayvancılık yapmaya devam etse de toplam Büyükbaş sayısı 50'yi geçmez .
3. gelir kaynağı ise TARIM'dı.
Verimli topraklar, yüksek rakım- serin hava ve bol yağışla buluşunca ovadaki sulu tarımla yarışan toprakları olan köyümüzde geçmişten günümüze tarım faaliyeti devam etmiştir.
Bir ayağı ova bir ayağı dağ olan köyümüz ovalı olamasa da dağlı olarak da kalmamıştır. Teknoloji ve imkanlar doğrultusunda günün şartlarına ayak uydurmuşlardır.
80 li yılların ortalarına doğru modern tarımla tanışmış olsalar da öncesinde öküz ile kara saban da ,at kısrak ile at pulluğu ile ekinler ekilmiş düğen ile harman çekilmiştir.
Zamanına göre 80 lerin sonu ile 90 yılların başında kara paztozdan harman savurmuş, 90 lar itibariyle turbo patozlarda tarladan sal vurarak harmanlarda harman kaldırmıştır.
Yakın tarihte modern tarıma hızlı ayak uydurmuş 2005 yılından sonra civar köylere göre hızlı atılım gerçekleştirmiştir.
At pulluğu ve düğeni kara patozu unutmuş mibzer ile ekmiş biçerdöver ile biçmiştir.
Bölgesel olarak Ekin düzeni olan köyümüzde bir bölgede ekin bir bölgede nadas yapılır.
Nadas yapılan mevkilerde ekin mahsülü olmaz. Nahut mercimek susam ayçiçeği olur.
Her ne kadar çok göç verip nufusu epey azalmış olsa da,
2026 itibariyle 28-30 hanede 19 traktör vardırEskiden ekim yapılan arazilerin %60ında halen tarım yapılmaktadır.
Ekim yapılmayan kalan %40 lık arazinin de %10u ormana çıkmış, %20 si at eşek çifti ile Ekim yapılabilecek coğrafyaya sahip olmasından ötürü, kalan %10luk kısım ise uzaklarda yanlız kalan yerlerin domuz tehdidi ile ekilmemesinden kaynaklıdır..
Mahsul olarak buğday ve arpa başta gelirken yakın zamana kadar popüler olan nohut-mercimek bostan domuz tehdidinden ötürü köy diplerine nadiren ekilir hale gelmiştir.
Onların yerini şimdi susam ekerek değerlendirmekteyiz.
Çok fazla olmamakla beraber ayçiçeği ekimi yapılır. Sulu tarım olamayıp tamamı kıraç ekimdir.
Yakın zamana kadar bahçeleri ile meşur olan Tahtalı, hem domuz belasından hemde ulaşımın ekonomik boyutu sebebiyle Bahçelerini de ekemez olmuştur.
Sarıkavak bahçesi
Karaketir bahçesi
Dellal bahçesi
Boyralı bahçesi
Demiroluk bahçesi
Çayır bahçesi
Türüdü bahçesi
Kuyluk bahçesi
Büyükboğaz bahçesi
Süngülü bahçesi
Devret bahçesi
Kozlu oluğu bahçesi
Kozlu boğazı bahçesi
Çayır bahçe
Kozlu (ismiler-dutlu) bahçesi
Söğüt kütüğü bahçesi
Başlıca bilinen köylüye nâm olmuş şimdi umutulmaya yüz tutmuş bahçeleridir.
Bu bahçeler şahıslara ait olmayıp birkaç ailenin ortak kullandığı bu ortaklıkta sırayla (keşik) su suladığı, imece usulu su arkları ve havuzunu temizlediği, etrafına barı çalı çöğür vs çektiği bahçelerdir.
En güzel örneği İsmiler Kozlu ve Sarıkavak bahçesinde yapılırdı.
ilkbaharda herkes bahçesini kendi imkanları ile sürer-kazar Ekim işlerinin bir kısmını tamamlardı. Bahçe ortakları karar aldıkları günü diğer ortaklara duyurur belirlenen günde bahçeye çalı-çöğür barı çekemeye gidilir di.
Erkekler barı işiyle uğraşırken kadınlar ark temizliği yapardı. Öğlen vakti erkekler bir arada bayanlar bir arada yemek yenir. Çaylar içilirdi. En son bahçe havuzu yosun ve içindeki çer çöp pislikten temizlenir iş biterdi.
Gün sonunda Keşik salınır kim hangi gün su sulayacağı kararlaştırılır, güz ayında sebzeler üşüyünceye kadar herkes keşiğine uyardı.
Bu bahçeler bir köylünün hem günlük hem kışlık sebze ihtiyacını karşıladığı yerlerdi.
Şahış bahçesi olmaması sebebiyle veran olması daha hızlı olmuştur.
4. Olarak Meyve ve Arıcılık
Köyümüzde bağ sahibi olanların hemen hemen hepsinde gönül eğleyecek, nefsini köreltecek kadar, kışlık meyve ihtiyacını görebilecek kadar bağ yerlerinde Elma-armut başta olmak üzere meyve ağaçları vardı.
Bu işi ticari olarak ilk yapan kişiler, 1971 yılında ilk kazmayı vuran İsmail Çolak (Şakkoca) ve kayın biraderi Ramazan Çolak(Zabit Ramazanı) İdi.
1975 yılında Reşit mevkisi ile Türüdü boğazı arasında 25 dekar/10 dönüm tarlada Elma ağırlıklı olarak ilk cins meyvaların dikimi tamamlandı. Uzun yıllar hem köyümüzde hemde civarda Elma sektöründe tanınır oldular.
Hemen akabinde 1976-77 yıllarında Bayramlardan Halil Kireviz(Hallefe) Sarıç koyağı mevkisindeki tarlasını meyve bahçesine dönüştürdü.
Yine 1977 -79 yıllarıda Türürdü boğazında Torun dayı (Taş) ve İrbehimlerden Abdurrahman Almaz (irbehim Abduramanı) KaraMustafaların İhsan Taş' Yusuf Taş, Mustafa Çopur(dereli) Halil Çopur (gökkız halılı) Gülülüklerden Hüseyin Akmaz ortak çalışmayla aynı bölgede meyve ekimi yaptılar.
Yine aynı yıllarda Çavuşlardan Mehmet Sağlık (Çavuş Mehmedi) de meyve bahçesi yaptı.
Daha sondaki yıllarda köy halkı aşılama usulü ile bağ aralarındaki yaz elmalarına bu bahçelerden kalem aşı yaptırarak ev ihtiyacını karşılayacak ( 3-5 ağaç) kadar meyve ekimi yaptılar
1980 li yıllarda Hasan Sümbül (imam Hasanı) da aynı mevkide meyve bahçesi yaptı.
Sonraki yıllarda köyün altında Çayır mevkisinde Abdılardan Ahmet Çıtlık (Abdı Ahmadı)da kısmen meyve işiyle uğraştı
2000 li yıllara gelinceye kadar Yeni oluk mevkisinde Bayramlardan Tahir Kireviz ve köy içinde Abdılardan Abdullah Çıtlık (Musanın Abdıllah) harici meyve bahçesi yapan olmadı.
2010 lu yıllarda okulun üstünde Bayramlardan Lütfi Kireviz, Buturaklı mevkisinde Latif Erdoğmuş ve 2021 yılında Daşbunar tarafında güney de Gökkızlardan Ali Çopur meyve bahçesi yapmıştır.
Bu bahçe sahiplerinden
İSMAİL ÇOLAK (ŞAKKOCA) VE HASAN SÜMBÜL (İMAM HASANI), ve Bir müddet de ABDULLAH ÇITLIK Ticari olarak meyvacılık yapmıştır.
Diğer meyve bahçeleri ticari faliyet göstermemiş kişisel ve ailevi meyve bahçesi olarak kullanılmıştır.
ARICILIK;
Köyümüzde arıcılık işini hemen herkes amatör ve hobi olarak yapmıştır.
Uzun vadeli, profesyonel ve ticari olarak sadece Bostanlardan Hacı ŞÜKRÜ ÖZER arıcılık yapmıştır..
Karakovanlarda yaptığı katkısız doğal balı kısmen satar, şifa niyetiyle gelene de hediye ederdi. 2010 lu yıllarda yaşlılık sebebiyle bitirdi.
ESNAFLIK:
Köyümüzde uzun yıllar esnaflık yapmış civar köylerden de tanınan esnaflarımız vardı bunlar sırasıyla;
Demirci:
Demirci Kerim ve akabinde sırasıyla oğulları,
Demirci Mustafa
Demirci Ahmet
Demirci Abdullah
Bakkal:
Hidayet Elma
Mehmet Kireviz(Bulduk)
Halil Kireviz(Hallefe)
Marangoz/Nalbant:
Halil Çetin(sağır Halil)
Kemenecinin İsmail(Keman)
Kalaycı:
Basır Bardakçı
Terzi:
Hidayet Elma
Hasan Sümbül
Yağ değirmeni:
Hidayet Elma
(susam,çekirdek seğerek yağı)
Berber:
Abdullah Yetiş
Bekçinin Hüseyin (yetiş)
Mustafa Tepeli
Basır Bardakçı(Berber Basırı)
Kundura/Saraciye:
Halil İbrahim Gül(Tatal ibrahim)
Bu kişilerde Köyümüzde kısa ve uzun yıllar esnaflık yapmış civar köylerden müşterileri olan köylülerimizdi.
1990 sonrası 2000 li yıllarda sadece Bakkal Halil Kireviz (Hallefe ) ve
Marangoz/nalbant Halil Çetin (Sağır Halil) iş yapmıştır. Diğerleri uzun zaman önce ya vefat etmiş, yada göç etmiş işi bırakmıştır.
2000 li yılların başından itibaren köyümüzde dükkan acıp esnaflık yapan kimse kalmamıştır.
Köyümüzün geçim kaynaklarına ayırdığımız bölüm bitmiştir. Hata yaptığım varsa özür dilerim, unuttuğum varsa yazın düzenleme yapalım....
okuduğunuz için teşekkür ederim.
12.06.2026 Mehmet UÇAR